Almanya'da Gençler 31 Ekim'de 32 Kentte Sokağa Çıkacak, 150 Binden Fazla Kişi Kayıt Yaptırdı
Almanya'da gençler 31 Ekim'de 32 kentte sokağa çıkıyor, 150 binden fazla kişi kayıt yaptırdı; siyasetçiler Fransa'daki gibi şiddetten çekiniyor.

ALMANYA – Siyasetçiler, 31 Ekim Cumartesi günü 32 kentte sokağa çıkacak gençlerin eylemlerine Fransa'dakine benzer şiddet olaylarının karışmasından endişe ediyor. Gençler, eğitimin iyileştirilmesini talep ediyor. Eylemler için çağrı yapan "Gen-Z regelt" (Z kuşağı düzenliyor) girişiminin internet sitesinden 27 Ekim itibarıyla 150 binden fazla kişi katılım kaydı yaptırdı. Hafta sonuna kadar bu rakamın daha da yükselmesi öngörülüyor.
Girişimin talepleri arasında eğitim ve sağlığa ayrılan yatırımın artırılması, yaşam maliyetlerinin düşürülmesi ve zorunlu askerliğe itiraz yer alıyor. Eylem günü, dünyanın birçok yerinde kutlanan Cadılar Bayramı'na (Halloween) denk geliyor. Organizasyon, başta Fransa olmak üzere farklı ülkelerdeki gençlik protestolarına da gönderme yapıyor.
Siyasetçilerin kaygısının arkasında Fransa'nın yakın geçmişi var. Ülkede geçtiğimiz haftalarda barışçıl başlayan gösterilere zamanla şiddet karıştı, birçok yerde araçlar ateşe verildi ve Limoges'da belediye binası kundaklandı. Fransız polisi Lille, Lyon ve Toulouse gibi kentlerde göz yaşartıcı gaza başvurdu, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Cadılar Bayramı'nda da yeni gösteriler düzenlenmesi bekleniyor.
Almanya'da Anayasayı Koruma Teşkilatı, gösterilerin sol aşırılıkçı çevrelerce istismar edilebileceği uyarısında bulundu. Teşkilat, dış bağlantılı bazı aşırılıkçı grupların da protestoların örgütlenmesine dahil olmaya uğraştığını duyurdu. Almanya Öğrenci Konferansı (BSK) Genel Sekreter Yardımcısı Lilli Berthold ise Fransa'da görülen şiddet görüntülerinin Almanya'da yinelenmesini istemediklerini belirtti. Berthold'a göre tehlike organizatörlerden gelmiyor, eylemleri kendi çıkarına çevirmek isteyebilecek başka gruplardan kaynaklanıyor. BSK, bu gerekçeyle gösterilere resmen katılım çağrısı yapmadı.
Uyarıların en sert tonu, Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik'ten (CDU) geldi. Federal Meclis'te CDU ile Bavyera'daki kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birlik'in (CSU) iç politika uzmanı Alexander Throm, Handelsblatt gazetesine "Fransa'daki gibi olaylar ne pahasına olursa olsun önlenmeli." dedi. Throm'a göre gösteriler aşırı solcu gruplarca ve kriminal göçmen gruplarca kullanılabilir. Throm, "Özellikle Berlin'de uğursuz bir ittifak oluşuyor" ifadesini kullandı.
Federal Meclis'te istihbarat servislerini denetleyen Parlamento Kontrol Komisyonu'nun Başkanı Marc Henrichmann da aşırı solcu çevrelerin bağlantılarını "uluslararası ve koordineli" diye niteledi. Handelsblatt'a açıklama yapan bir CDU'lu siyasetçi ise şiddete yatkın solcuların artık sınır ötesine geçtiğini ve başka bir ülkede yağma ile şiddet eylemlerine giriştiğini ileri sürdü.
Konstanz Üniversitesi'nde gençlik ve protesto hareketleri üzerine araştırma yapan sosyolog Sebastian Koos ise Almanya'da Fransa'dakine benzer olaylar yaşanacağını düşünmüyor. DW'ye konuşan Koos, komşu ülkedeki gelişmelerin buradaki çağrılar üzerinde etkisi olduğunu kabul etti, ancak iki ülkenin gençleri arasındaki farka dikkat çekti. Koos, "Protestolar hazırlanmış, bildirilmiş ve organize edilmiş durumda." dedi ve internet sitesinde barışçıl çağrının güçlü biçimde vurgulandığını söyledi. Yine de aşırı grupların kayıtlı gösterileri olay çıkarmak için kullanma ihtimalini dışlamayan sosyolog, polisin ve idari makamların iyi hazırlanmasını önemli buldu.
BSK'nın eski Genel Sekreteri Quentin Gärtner'in sözleri ise gençlerin gerekçesine ışık tutuyor. Heidelberg'de biyoteknoloji okuyan 19 yaşındaki Gärtner, geçen yılın kasım ayına dek yaklaşık 7,5 milyon öğrenciyi temsil eden kuruluşun genel sekreterliğini yürüttü. DW'ye konuşan Gärtner, "Eğitim sistemi konusunda sabrımızın sonuna geldik." dedi. Öğrencilerin başarısının giderek düştüğünü, öğretmen kadrolarında sürekli kesintiye gidildiğini ve okul binalarında yıllardır çoğu zaman hiçbir şey yapılmadığını anlatan Gärtner, siyasetçilerin seçim kazanmaya odaklandığını ve yaşlanan toplumda yaşlıları ile baby boomer kuşağını öne çıkardığını savundu.
Almanya İçişleri Bakanlığı, Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın ilgili internet sitelerini ve sosyal medya ağlarını daha yakından izlediğini açıkladı. Bakanlık sözcüsü, bazı platformlarda protestolara şiddet yoluyla katılmaya çağrı yapılabileceği ve gösterilerin şiddet amacıyla kullanılmasının özendirilebileceği kaygısını dile getirdi. Sözcü, barışçıl öğrenci eylemleriyle bunları kendi çıkarı için kullanmak isteyen şiddet yanlısı aşırılıkçı grupların açıkça birbirinden ayrı tutulması gerektiğini vurguladı. Federal ve eyalet düzeyindeki güvenlik kurumlarının yakın iş birliği içinde çalıştığı, şiddet amacıyla Almanya'ya girmek isteyenlerin sınırdan geri çevrildiği ifade edildi.