Almanya'da 148 Bini Aşkın Kişi Aranıyor: Aralarında 6 Bin 696 Türk de Var
Almanya’da açık yakalama emri bulunanların sayısı 148 bini aştı. Arananlar arasında 6 bin 696 Türk vatandaşı da yer alıyor.

ALMANYA – Ülke genelinde hakkında açık yakalama emri bulunanlar arasında 6 bin 696 Türk vatandaşı yer alıyor. Toplam aranan kişi sayısı 148 bini aşarken, yalnızca Alman vatandaşlığı taşıyanların sayısı 16 bin 671 olarak kaydedildi.
Veriler, Federal İçişleri Bakanlığının bir milletvekilinin soru önergesine verdiği yanıtta yer aldı. Arananlar arasında 16 bin 123 kişiyle Romanya vatandaşları ilk sırada, 12 bin 721 kişiyle Polonya vatandaşları ikinci sırada bulunuyor. Gürcistan vatandaşlarının sayısı 6 bin 869.
Verilere göre kişilerin yüzde 87,3’ü Alman vatandaşlığı dışında başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyor. Yüzde 1,5’inin ise Alman vatandaşlığının yanı sıra ikinci bir vatandaşlığı var. AfD milletvekili Sebastian Münzenmaier, bu rakamların göç politikasındaki sorunları gösterdiğini savundu ve sınır kontrollerinin sıkılaştırılmasını istedi.
Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) iç politika sözcüsü Alexander Throm, açık yakalama emirlerinin güvenlik riski oluşturduğunu söyledi. Throm, Eylül 2024’te başlayan sınır kontrollerinde bu emirler kapsamında aranan 17 bin 500’den fazla kişinin yakalandığını belirtti. Yeşiller’den Marcel Emmerich ise sınır kontrollerindeki tesadüfi yakalamalar yerine tehlikeli şiddet faillerinin ve aşırılık yanlılarının hedefli biçimde aranmasını savundu.
Sol Parti’den Clara Bünger, yakalama emirlerinin hangi suçlarla ilgili olduğunu gösteren ülke çapında verilerin bulunmamasını eleştirdi. Bazı dosyaların, toplu taşımada biletsiz seyahat nedeniyle verilen para cezasının ödenmemesi gibi durumlarla bağlantılı olabileceğini kaydetti.
Alman Polis Sendikası Başkanı Heiko Teggatz, eyalet polislerinin aranan kişileri hedefli biçimde bulmak için çoğu zaman yeterli personeli olmadığını söyledi. Ceza hukuku profesörü Michael Soiné ise toplam sayının tek başına tehlike düzeyini göstermeyeceğini, önemli olanın yakalama emirlerinin hangi suçlara dayandığı olduğunu vurguladı. Soiné, bu emirlerin genellikle en ağır suçlarla ilgili olmayabileceğini değerlendirdi.