Gençlik Protestolarında Şiddetten Göçmenleri Sorumlu Tutan Dobrindt'e Sofuoğlu'ndan Tepki
Almanya Türk Toplumu Başkanı Sofuoğlu, İçişleri Bakanı Dobrindt'in gençlik protestolarındaki şiddet için kullandığı "göçmen vandallar" sözüne tepki gösterdi.

BERLİN – Almanya Türk Toplumu (TGD) Başkanı Gökay Sofuoğlu, İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in gençlik protestolarındaki şiddeti "göçmen çevrelerinden gelen vandallar" diye niteleyen sözlerine tepki gösterdi. Başbakan Friedrich Merz ise hükümet sözcüsü aracılığıyla bakanının yanında durdu.
Z kuşağı eylemlerine cumartesi günü ülkenin dört bir yanından binlerce genç katıldı. Gençler, silah sanayisine değil sağlığa ve eğitime daha çok para harcanmasını talep etti. Gösteriler büyük ölçüde barışçıl geçti. Frankfurt, Köln ve Hamburg gibi kentlerde ise maskeli göstericilerle polis arasında arbede yaşandı. Polise ve mağazalara saldıranlara TOMA'larla müdahale edilirken, yağmaya girişenler gözaltına alındı.
Protestoların ardından gençlerin hükümete iletmek istediği mesajlar geri planda kaldı, gündemi Dobrindt'in kullandığı ifade belirledi. Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) üyesi bakan, şiddetten sol grupların ve göçmenlerin sorumlu olduğunu söylemişti. Bu sözler, göçmenlerin şiddetle ilişkilendirilmesi tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Alman basınına konuşan Sofuoğlu, Dobrindt'i ve Hristiyan Birlik partilerini (CDU/CSU) protestoları lekelemek için her seferinde bir günah keçisi aramakla eleştirdi. Gençlerin büyük bölümünün siyasetten memnun olmadığını, bunun kökenlerinden bağımsız ele alınması gerektiğini belirten Sofuoğlu, "Üstelik göçmen kökenli gençlerde, dışlandıkları ya da kendilerini dışlanmış hissettikleri için bu memnuniyetsizlik daha büyük." dedi. Göçmen kökenli çocukların ve gençlerin okullarda ve iş piyasasında hâlâ fırsat eşitliğine sahip olmadığını vurgulayan Sofuoğlu, "Şimdi bir kez daha ciddiye alınmıyorlar." diye ekledi.
Dobrindt'in sözlerine ilk itiraz, Merz hükümetinin SPD'li Bakanı Boris Pistorius'tan geldi. Pistorius, göçmen gruplardan kimlerin kastedildiğini sorarak bu grubun içinde üçüncü kuşaktır Almanya'da yaşayan Alman vatandaşlarının da bulunup bulunmadığını sordu. Şiddete başvuranlara yalnızca "suçlu" denmesi gerektiği görüşünü dile getiren Pistorius, bu ayrımın bizi yanlış yöne götürdüğünü söyledi. Göç, Mülteciler ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Natalie Pawlik (SPD) de peşin hükümlerden ve genelleyici grup atıflarından uzak durulmasını istedi. Barışçıl gösterilere katılan ya da polis ve acil yardım hizmetlerinde çalışan göçmen kökenlilerin de bu tür söylemlerden etkilendiğine dikkat çeken Pawlik, şiddeti haklı kılacak bir gerekçe olamayacağını belirtti. Pawlik, "Burada asıl sorulması gereken, bireylerin nereden geldikleri değildir, neden şiddete başvurdukları sorusudur." dedi.
Muhalefetten de sert sözler geldi. Sol Parti Eş Genel Başkanı Luigi Pantisano, Dobrindt'in sözlerini bir grubu damgalayarak göçmen karşıtlığını kışkırtmaya yönelik ucuz bir girişim olarak niteledi. Yeşiller Eş Başkanı Felix Banaszak, bakanı ülke nüfusunun bir kısmını topluma ait olmayanlar olarak damgalamakla suçladı. Yeşiller Gençlik Örgütü Eş Başkanı Luis Bobga, nüfusun üçte birinin göçmen kökenli olduğunu hatırlatarak bu çeşitli grubu bütünüyle hedef almanın anlamsız olduğunu kaydetti. Yeşillerden Britta Haßelmann ise "göçmen çevreler" tanımının ayrışma ve dışlama yaratabileceği uyarısında bulundu.
Eleştirenler arasında Merz'in genel başkanlığını yaptığı CDU'dan Norbert Röttgen de vardı. Röttgen, şiddete başvuranların münferit failler olarak tanımlanması gerektiğini söyledi. Failler arasında yabancıların ya da göçmen kökenlilerin bulunduğunu belirten Röttgen, Almanya'da "göçmen çevreleri" diye adlandırılabilecek ayrı bir sosyal çevre bulunmadığını da vurguladı.
Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, Merz'in gençlerin protestolarını anlayışla karşıladığını ve meşru kaygılarını ciddiye aldığını belirtti. Gösterilerin akşam saatlerinde tersine döndüğünü söyleyen Kornelius, Başbakanın şiddeti en sert biçimde kınadığını açıkladı. Kornelius, "Ülkemizde şiddete yer yok." dedi ve Merz'in Dobrindt'in failler hakkındaki tanımının arkasında durduğunu söyledi. Sözcüye göre bakanın bu tanımlaması, soruşturma makamlarıyla olay yerindeki güvenlik güçlerinin kendi gözlemlerine dayanıyor, ayrıca pek çok kişinin gördüğü görüntü kayıtlarıyla da uyuşuyor. Kornelius, hükümetin reform politikasıyla genç kuşağa yeni fırsatlar sunmak istediğini, bunu kamu maliyesini istikrara kavuşturarak ve emeklilik sistemini yeniden düzenleyerek yapacaklarını belirtti.
Dobrindt ise Berlin'deki Polis Sendikası GdP kongresinde konuştu. Cumartesi günü protestolarda tanık olduğu şiddet için başka bir tanım bulamadığını söyleyen bakan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlar vandallar, sonrasında onları başka nasıl tanımlayacağımız tartışılabilir elbette: Soldan gelen kışkırtıcılar mı, sağdan gelenler mi, İslamcı olanlar mı, yoksa göçmen kökenli olanlar mı?"